20 Ağustos 2020

Kendi kuyruğunu kovalayan kedi

“Sana ne söyleyebilirim ki saygıdeğer kişi? Olsa olsa kendini aramaya fazla verdiğini mi? Aramaktan bulma fırsatını bir türlü yakalayamayacağını mı? Bir kimse arıyorsa, gözü aradığı şeyden başkasını görmez çokluk, bir türlü bulmayı beceremez, dışardan hiçbir şeyi alıp kendi içine aktaramaz. Çünkü aklı fikri aradığı şeydedir hep, çünkü bir amacı vardır, çünkü bu amacın büyüsüne kapılmıştır. Aramak, bir amacı olmak demektir. Bulmaksa özgür olmak, dışa açık bulunmak, hiçbir amacı olmamak. Sen, ey saygıdeğer kişi, belki gerçekten arayan birisin, çünkü amacının peşinde koştuğundan hemen gözünün önündeki bazı şeyleri görmüyorsun.” 

-Hermann Hesse - Siddharta-



19 Ağustos 2020

Var Olma Eğilimi

"Hiçbir dış etki sizi zorlamadığı halde, hiç bir yere ait olmamak kolay değildir. Mistikler bile ancak korkunç çabalar pahasına arınmaya varır. Kendini dünyadan söküp çıkarmak, ne yaman bir yok olma uğraşı."

E.M. Cioran-Var Olma Eğilimi




Bakış açıları


"Eğer yaradılış kitabını Havva yazmış olsaydı, insan türünün ilk aşk gecesi acaba nasıl olurdu? Havva kaburga kemiğinden falan doğmadığını, hiç yılan tanımadığını, Tanrı'nın ona acı çekerek doğuracağına ve kocasının ona hükmedeceğine dair bir şey söylemediğini açıklığa kavuşturarak başlardı. Bütün bu hikâyelerin Âdem'in basına anlattığı yalanlar olduğunu söylerdi". 
Bakış açıları(6)

17 Ağustos 2020

Çok zaman olmuş

 Selam sevgili blog. 6 yılı geçmiş görüşmeyeli, o kadar çok anı, kitap, müzik birikti ki hepsini paylaşalım konuşalım yeniden. Ben bu 6 yıla 2 evlat ve bambaşka bir meslek sığdırdım. Zaman terbiye etti, olgunlaştırdı, sakinleştirdi var ettiklerimizle bizi büyüttü eğitti. Kendi adıma ben çok değiştim her anlamda, daha çok iyi anlamda umarım zaman size de olumlu katkı sağlamıştır.

Hiç görmesek, görüşmesekte bir şarkı, bir kitap, bir söz veya bir sohbetle ruhumuza dokunan insanlar oldu zamanında, umarım yeniden kesişir yollar. Her anlamda güzel dostlardı onlar, sağlıcakla ve yeniden görüşebilmek ve arayı bu kadar fazla açmamak ümidiyle. 

27 Nisan 2014

O'an

Çocuklara tiyatroya gidecekleri söylenir ve ünlü fotoğrafçı Alfred Eisenstaedt hayatında ilk kez o gün tiyatroya giden çocukların o anını çeker.. Paris 1963

17 Kasım 2013

S'ayık'lamalar

Mumlarla aydınlatılmış loş bir oda, kitaplarım, sıcak çikolatam, fonda Melody Gardot, Norah Jones, tüm duygulardan arınmış nirvanaya 5 kalayım. Cama vuran yağmur damlalarının ıslaklığını ruhumda hissediyorum, üşüyorum, uykusuz ve duygusuzum ama aldığım keyiften de memnunum. Şaşkın şaşkın ayak parmaklarımı seyrediyorum, saçımla oynuyor o kitaptan diğerine geçiyorum, sakinim birazdan ruhumu kabuğundan soyup tüm hüznü huzuru mutluluğu geceyi arta kalanları da ekleyip “ ne olur geri gel” diyerek güvercin gibi havaya fırlatacağım. Arada göz ucumla aynada bana bakan yarı tanıdıkla göz göze geliyorum, yalvaran gözlerle birşeyler anlatmaya çalışıyor sanki. İçimden bi siktir çekip ayak parmaklarımı seyretmeye devam ediyorum, kendimi Broadway danscısı gibi hissediyorum, hey Melody sakın susma, unutmadan hala makyaj ve etekten nefret ediyorum.

Gece kendi içinde çığlık çığlığa ama kimseden çıt çıkmıyor, saatin tik takı kötü birşeylerin habercisi gibi, pencereyi açıyorum yağmur yaz toprağı gibi kuruyup çatlamış ruhumu serinletiyor, saatin tik takı daha hızlandı sanki, korku filmi sahnesinde gibiyim etrafı kolaçan ediyorum kalbim daha hızlı atıyor, sonu olmayan karanlık bir koridordayım sağa sola çarparak koşuyorum. Uzaklardan bir müzik sesi, dar koridorda koştukça sese yaklaşıyorum bir durgunluk sonra birden gözümü açıyorum. Bacağım uyuşmuş hareket ettiremiyorum, erimiş mumun kokusu odayı sarmış, öfkeyle çıkarıp atılmış tişört gibi yatağın bir kenarında fırlatılmış iki büklüm kıvrılmışım, fonda CocoRosie, üzerime bir kitap kaçıncı sayfasında olduğumu hatırlamadığım..

Kırmızı Ruh / S'ayık'lamalar
19 Mart 2013

Kayıtlı olmayan okuyucular yorum yapabilmek için, yorumlama biçiminden "Anonim"i seçerek yorum yapabilir..