İrlanda etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İrlanda etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

09 Aralık 2020

Kelime Oyunu - 2

 Merhabalar, etkinliğimizde ikinci hafta. Geçen hafta ilk olmasına rağmen gayet güzel yazılar çıktı. Katılan herkese teşekkür ederim. Bakalım bu hafta ne olacak. Bu haftanın kelimelerini de ben belirledim. İçinizden çokta mu aradın bu kelimeleri diyebilirsiniz, bende sonradan öyle dedim. Çok zorlandım bu hafta yazarken ama aklıma ilk gelen en sevdiğim şeyleri seçtim :)  Bu hafta da kendimi yazdım, hayallerimi öyküleştirdim. Hoş daha İrlanda'ya gitmek kısmet olmadı ama yazan siz olunca her şey oluyor, her yere gidiyorsunuz :) Bu arada Deeptone'a çok teşekkürler her hafta yazıların ön incelemesini yapıp düzenliyor..
Herkese kolaylıklar...     
                                 
                                  Kelimeler : Kırmızı - İrlanda -Tutku - Kitap - Viski
                                     
                                            

  Herkesin bir rüyası, hayali vardır, gitmek yaşamak görmek istediği. Bu kimisi için Amerika, kimisi için de İtalya ama onun için İrlanda rüyasıydı. Türkiye'yi çok seviyordu ama yıllardır çok yanlış bir coğrafyada doğduğu hissi hiç yok olmamıştı içinde. Küçüklüğünden bu yana Kuzey ülkelerine merakı olmuştu, en çok İrlanda, sanırım bunda James Joyce kitaplarının etkisi büyüktü. Ulysses ve Dublinliler bu merakın, hayranlığın fitilini ateşlemişti. O yüzden Haziran ayındaki BloomsDay Festivaline gitmek istiyordu. Adını Ulysses'in kahramanı, Leopold Bloom’dan alan festivale gitmeyi kafasına koymuştu artık.

Oldukça zorlu bir vize sürecinden sonra, yıllardır hayalini kurduğu şeyi gerçekleştirmek için tüm hazırlıkları yaptı. Gideceği, yemek yiyeceği, gezeceği yerleri tek tek not aldı. Dublin'e uçuşu sabah erken saatteydi ama heyecanından uyuyamamıştı, Okuduğu araştırdığı şeyleri görmek için sabırsızlanıyordu. Şatoları, katedralleri, eşsiz doğayı görüp ünlü İrlanda viskisinden tadacaktı.

Ortalama 4,5 saatlik bir yolculuktan sonra nihayet rüyasına, Dublin'e kavuşmuştu. Haziran ayı olmasına rağmen hava hala ısınmamıştı, bunu da biliyordu aslında ama bu kadar soğuk olacağını tahmin etmemişti. Oteline doğru giderken etrafı dikkatle izledi, okuduğu kitaplardaki yerleri bulmaya gözünde canlandırmaya çalıştı. Prag'da Kafka, St. Petersburg'da Dostoyevski'yi aradığı gibi Dublin'de de Joyce'u arıyordu gözleri. Odasına çıktığında fark etti, uykusuzluktan kıpkırmızı olan gözlerini. İlk günü dinlenerek geçirmeye karar verdi, yarın gideceği yerlerin heyecanıyla hemen uykuya daldı.

Yeni güne dinlenmiş olarak uyandı, kahvaltısının ardından hemen yola koyuldu. 3 günlüğüne geldiği Dublin'de zaten ilk günü uyuyarak geçirdiği için yarın gidebildiği kadar çok yeri görüp, Bloomsday'den sonra İstanbul'a geri dönecekti. İlk işi, otele yakın olan Christ Church Katedrali'ni görmek oldu, sonrasında  Trinity Koleji'ndeki eşsiz kütüphane, en çok şaşırdığı şey ise Dublin kalesi ve içindeki Chester Beatty Kütüphanesi’nde gördüğü Osmanlı Dönemine ait el yazmaları oldu. Her gittiği yeri merakla ve imrenerek gözlemledi. En son olaraksa İrlanda Ulusal Galerisi'ne gitti. Resim bölümüne hayran kaldı, Monet, Renoir, Picasso gibi isimlerin eserlerini hayranlıkla inceledi ve müzenin birinci katındaki hediyelik eşya dükkanından arkadaşı Derin'e hediye aldı :)  Tüm günün yorgunluğunu gidermek için galerinin ana girişinin karşısında, Oscar Wilde heykelinin de bulunduğu Merrion Meydanı parkına gitti, sonrasında otele dönmek için yola koyuldu.
  
16 haziran Dublin'deki son günüydü, Blommsday'e katılmak için festival yerine doğru yürürken kendisini Leopold Bloom'un yerine koydu, kitabı adeta yaşadı. James Joyce’un tek bir günü anlattığı Ulysses kitabı, 16 Haziran 1904’te geçiyordu. Ünlü yazarın, eşi Nora Barhacle ile ilk randevulaştığı gün olan 16 Haziran günlerinde, her yıl tüm dünyadan gelen Joyce hayranları ve İrlanda tutkunları bu festivalde buluşurdu.



3. haftanın kelimelerini Kendi dünyasında belirledi.
Kelimeler:
*Zambak *Hayal *Diyar *Özgürlük *Dilek