Sigmund Freud etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sigmund Freud etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Ekim 2020

Sigmund Freud / Grup Psikolojisi ve Ego Analizi (Alıntılar)


  Sıkılgan biri olduğum için, genelde aynı anda iki hatta bazen üç kitap okuyanlardanım. Uzun süre ara vermezsem zor olmuyor, aksine zihni dağıtıyor iyi geliyor bu yöntem. Önceki yazılarım da belirtmiştim Zeno'nun Bilinci'ni okuyorum diye. Sabah birini okuyorsam akşam birini yada farklı günlerde birini okuyorum. Zeno'nun Bilinci'ni bitirince alıntılayacağım.

  Freud'un kitabına gelince, dün geldi merak edip hemen okuyayım dedim ama beklentimden farklı çıktı.  Altını çizdiğim yerleri paylaşacağım, fakat bazı yerleri çok sevdiğimi söyleyemeceğim. Sayfa 38'de Özdeşleştirme bölümü ve o bölüm de sayfa 41'de "Erkeklerde eşcinselliğin oluşumu genelde şöyledir" diyerek kısaca şöyle özetlemiş. Erkeklerde eşcinselliğin oluşumu genellikle Oidipus Kompleksi ile açıklanır. Her erkek, çocuk yaşta annesiyle özdeşleşir ama bazılarında bu özdeşleşme kalıcı hale gelir ve kendi benliğini yitirip annesinin hoşlanabileceği şeylere (erkeklere) ilgisini artırmasına yol açar.
Bana saçma geldi bu kısım.

Altını çizdiğim hoşuma giden yerleri paylaşıyorum, iyi okumalar..

 

Bir bireyin yalnızken olduğu haliyle grup içindeki halinin ne kadar farklı olduğunu kanıtlamak kolaydır ama bunun nedenlerini keşfetmek çok da kolay değildir.

Zihnin bilinçli olan kısmı bilinçaltı ile karşılaştırıldığında daha küçük bir öneme sahiptir. En usta analizciler, en zeki gözlemciler bile bireyin davranışlarını belirleyen az sayıdaki güdülerden daha fazlasını bulurken nadiren başarılı oldular. Bizim bilinçli hareketlerimiz, zihnimizde kalıtsal olarak var olan bilinçaltı temelinin bir sonucudur. Bu temel, nesilden nesile miras bırakılan ve bir ırkın düşünce yapısını oluşturan çok sayıda ortak özellikten oluşmaktadır. Hareketlerimizin belirli olan nedenlerinin arkasında, hiç kuşku yok ki itiraf etmediğimiz gizli nedenler de vardır. Bu sebeplerin de arkasında bizim bilmediğimiz daha da gizli birçok neden vardır. Bizim günlük hareketlerimizin büyük bir kıdmı gözlemlemekten kaçtığımız gizli dürtülermizin sonucudur.

Grup içindeki en çelişkili fikirler bile yan yana olabilir ve aralarındaki mantıksal zıtlıktan hiçbir sorun çıkmaksızın birbirini hoş görebilir. Psikanalistlerin de uzun zamandan beri dikkat çektikleri bu durum bireylerin, çocukların ve sinir hastalığı olan kişilerin, bilinçaltındaki zihinsel hayatlarında olan durumdur.

Yalnız olan bireylerde kişiyi harekete geçirme gücü sadece kişisel ilgiler iken, grup içindeyken kişisel ilgiler çok nadir öne çıkar.
Birey yalnızken görgülü biri olabilir; kitle içindeyken içgüdüleriyle hareket eden bir barbardır.

Dini inançların ne kadar hoş görüşsüz olduğunu ve insanlar üzerinde ne kadar baskıcı etki uyguladıklarını herkes bilir. Kitleler zayıflamayan muhafazakarlık iç güdülerine sahiptirler ve geleneklere puta taparcasına saygı duyarlar. Hayatlarının gerçek şartlarını değiştirecek her yenilikten, bilinçsiz olarak nefret ederler.

...kendini sevgi dini olarak adlandırsa bile bir din kendisine ait olmayanlara karşı sert ve sevgisiz davranmaya mecburdur. Aslında temel olarak ele alındığında, aynı şekilde, her din, sadece kucakladığı insanlar için bir sevgi dinidir. Öte yandan kendisine ait olmayanlara karşı ise zalim ve hoşgörüsüz olmak bütün dinlerin tabiatında vardır.

Bizim bilinçli hareketlerimiz, zihnimizde kalıtsal olarak var olan bilinçaltı temelinin bir sonucudur. Bu temel, nesilden nesile miras bırakılan ve bir ırkın düşünce yapısını oluşturan çok sayıda ortak özellikten oluşmaktadır. Hareketlerimizin belirli olan nedenlerinin arkasında, hiç kuşku yok ki itiraf etmediğimiz gizli nedenler de vardır. Bu sebeplerin de arkasında bizim bilmediğimiz daha da gizli birçok neden vardır.