11 Kasım 2012

Umay Umay bir röportajında diyor ki..

"Kızıyordum, artık kızmıyorum. Bir şey oldu epey önce, kimsenin beni öldüremeyeceğini fark ettim. Affedilmeyecek ihanetlere tanık oldum. Affetmeyeceğim. Affetmenin, ne büyük uyum isteği ve palavra olduğunu fark ettim. Çok uyumsuz muşum. Azıcık uyayım diye, ne fedakarlıklar yaptım, geçmiş olsun, affedemiyorum, etmeyeceğim de. Korku kendi cehenneminde debelensin, benim cehennemim başka"..




06 Ekim 2012

Cem Adrian / Yalnızlık yasaklanmasın!

Özellikle son 4 gündür sürekli bu şarkıyı dinliyorum. Bu ülke için fazla bile, olmazsa olmazım tek geçerim dediğim 3 sesten biridir Cem.. (Şebnem Ferah, Cem Adrian, Jehan Barbur)..
Klip gayet şarkıya uygun, şarkı ve Cem zaten standart üstü ama gel gör ki "kendini bilmez" yasakçı zihniyet yine iş başında. Beğenmiyorsan izleme dinleme, onu sevenlere emeğine saygı duy!! Facebook sayfamda bu klibi yayınladığımda, herkesin ortak yorumu umarım yasaklanmaz diye yayınlamıştım ve ertesi günü twitterda yasaklansın kampanyası. Her ne kadar izlemesemde Behzat Ç. dizisinde bira şişesi bile yasaklanmışsa artık, mastürbasyon ya da klipte travesti oynatmak kıyamet alameti olarak nitelendirilmesi "ee ne bekliyordun ki dedirtiyor"..

Her akşam milletin ağzını ayırarak izlediği cılkı çıkmış dizilerde, millet baldızını üvey kızını en yakınını götürürken alani sevişme sahnelerine rağmen gıkı çıkmayanların, ya da bilmem ne hoca ağına düşürdüğü boya kovasına düşmüş cariyerleriyle tv de maşallahlı inşallahlı saçma salak muhabbetler yaparken bunlara sesi çıkmayan yasaklatmayanlar, kalkmış belli belirsiz bir mastürbasyon sahnesi ya da bir travestiden rahatsızlık duyup klipte kıyameti koparıp ahlak edep nutukları atması trajikomik hatta içler acısı.. Biz zaten bu kadar salak bir millet miydik yoksa giderek salaklaşıyor muyuz?! Eğer bu sahneden senin ahlakın bozulacaksa, sende zaten bozulacak bir ahlak yoktur! Tv de biri adam öldürünce sende mi öldürüyorsun ya da her gün annene kardeşine sevgiline hatta kendin o dizileri izlerken bozulan ahlak zihniyet benim mi?!
Hoşumuza gitmeyen konularda durumlarda, neden en cahil en hoşgörüsüz anlayışsız, en çağ dışı şekilde, 3. dünya ülkesi gibi tepkiler veriyoruz?! Benim gibi ülkesine aşık biri bile artık ülkesine yabancılaşmış hatta gitgide soğumuş ülkesinden soğutulmuşsa sonumuz iyi değil.. Sadece bu değil hiç bir konuda düzgünce kendimizi fikrimnizi savunmuyor, karşıdakine saygı duyarak tartışmıyoruz.. Senin 10 kızla yatman, ya da 10 adamla yatman kimseyi ilgilendirmediği gibi, Cem Adrian ya da kliptekilerin cinsel kimliği kimseyi ilgilendirmez!!
Futbolda siyasette ya da LGBT lerle ilgili konularda, hep hakaretler küfürler tehditler, kimse kimsenin özeline kutsalına saygı duymuyor, anlayış hoşgörüden uzak barbarca tepkiler yaklaşımlar.. Belki abartı gelebilir ama bakın çevrenize ve 3 maymunu oynamaktan vazgeçelim..

Kayıtlı olmayan okuyucular yorum yapabilmek için, yorumlama biçiminden "Anonim"i seçerek yorum yapabilir..

İyi ki varsın Cem Adrian


07 Eylül 2012

Meral Okay

Cehalet bizi boğuyor artık.. Eskiden zalimin zulmü vardı, şimdi cahilin zulmü! Yalnız cehalet değil, cehalet ve kötü niyet karması, bu ülkedeki her vicdanlı, iyi niyetli, kaliteli insanı boğuyor artık. Bir yanda körkütük cahil kötü niyet, bir yanda hoyratlık, sevgisizlik, düşmanlık ortamı.. Bir şey oldu bu insanlara, kimse kimseyi sevmez oldu. Sinsi, bir tür nefret başını çıkardı bütün duyguların arasından. Alaycılık bütün üslupların arasında belirginleşmeye başladı. Sadece ezberletilen şarkıları söyleyebilenler ortalıkta. Sevmeden aşık olanlar, kavga etmeden yenenler, cin olmadan adam çarpanlar yeni kurallar koydular sanki ve kaptırdı insanlar kendini bu düzene.. (Meral Okay)

Gülümse bebek. Gün gelecek, herkes sana sadece insan diyecek..


09 Ağustos 2012

...

Düşünmekten kaçıyorum uzun zamandır, saklıyorum yüzümü. Gözlerimde bir acı var görmek istemiyorum, aynalara göstermiyorum yüzümü. Nedir bu kadar karanlık olan? Dile gelmeyen bir türlü. Yalnızlık mı ölüm mü? Neyin yası bu sürüp duran?
Hareketlerim yavaş, sanki her kasım ayrı bir acı çekiyor. Şehir hareketsiz. Fırtınanın kopmasını bekliyor sabırla. Bu şehir artık etkilemiyor beni. Sokaklar insanlarla dolu. Ama tanımıyorum hiçbirini. Bana öyle uzaklar. Köşe başında bir tanıdığı görmekten korkar gibiyim. Ama eski bir dosta sarılmanın özlemi var içimde.
İnsanlara bakıyorum, pürüzsüzler,güzeller, umursamazlar..Korkuyorum biri yaralarıma dokunacak. Karanlıkta beni bulacak.Kimseye göstermiyorum yüzümü. Ağlamak istiyorum,ağlayamıyorum.niye başım dönüyor?
Uyumak istiyorum...
Ve rüyamda bir dünya görmek..
Yalnızca bana ait..

(birikinti'den)

17 Mayıs 2012

Birsen Tezer

bu aralar her günüm "Birsen Tezer"



Maskeler, yalanlar yalan-cılar..

Hayatı boyunca maskelerin ardına saklanan "yalancı" insanların bazı kalıplaşmış özellikleri vardır..Maskeleri sayesinde dünyanın en iyi en anlayışlı, en sadık, en dürüst, en ahlaklı, en bilge, en kültürlü, en cool insanları olabilirler. Kelime oyunu ve kıvırmada çok ustadırlar, her durumu arsızca kendi lehlerine çevirme konusunda ihtisas yapmışlardır. İnsanların akıllarıyla oynamayı severler, inandırıcılık, yalan konusunda çok ustadırlar ananınızı boyayıp babanıza yeni karı diye satabilirler. Haklı olduğunuz konuda sırf o pis egosuna leke getirmemek için, öyle numaralar sözlerle sizi haksız duruma düşürürler ki, siz bile yapmadığınız şeyleri yapmış gibi hisseder kendinizden şüpheye düşersiniz o kadar ustadırlar..

Kendisine yapılan hatanın yanlışın sittin sene davasını sürer her zaman yüzünüze vurur, ama kendini kusursuz sanan o varlıklar kendi hatalarını asla kabul etmezler
,Sizinle alakalı bir durumu eşeleyip burnunu sokarken, kendi yaptığı midesizliklere bakmaz ve onların üstünü kapamak geçiştirmek için türlü katakulli mevcuttur.. Hatalı olsa yanlışı ortayada çıksa, utanması gerekirken o pis egoları sayesinde yüzsüzce üste çıkar, hiç umursamıyormuş gibi yaparlar. Lakin ne mal oldukları ortaya çıktığı için içten içe kendilerini yerler gözü doymayasıcalar:) ek olarak kendi yediği naneleri kapatmak için sizin yanlışlarınızı ararlar ama bilmezlerki kendilerinin hayatları "yalan"..

Asla sevmezler, severmiş gibi yaparlar her dokunduğu teni aşk sanarlar. Aynı anda bir çok kişiyi idare etme, kendini herkese karşı çok önemli vazgeçilmez gibi gösterme meraklısıdırlar. Götlerinden element uydurmayı pek seveler, en vazgeçilmez dost rolünde ustadırlar, herkes kendilerine aşık ölüyor bitiyormuş gibi gösterirler ama insanlar onların gerçek yüzlerini görseler aynı ülkede bile yaşamayacaklarını bilmezler. Reddilmeyi asla kaldıramaz aksine yalanlarla işveyle cilveyle hırs yapıp ağlarına herkesi düşürme kapasitene sahiptirler, hatta tek marifetleride budur !  Ha birde, eğer bir konuda size dayatmalarda bulunuyor, soruyor sorguluyor, sizi bir şeyle itham edip suçluyorsa bilin ki aynı boku kendi yemiştir, kendi vicdanını susturmak kendi içinde kendini aklamak için size bok atma derdine düşmüştür..



Sonra inanılmaz nankör 'hep bana'cı tiplerdir, sorsanız hep o madur olmuştur, hep aldatılmıştır, hep ona yalan söylenmiştir, hep o vefasızlığa uğramıştır kendisi sütten çıkmış ak kaşık, hiç kendi yediği bokları dökmez. Bide yaralı parmağa işemezler pek, ama ağızlarını açınca sen ne yaptın da olur, sanki kendileri sizin için çok şey yapmış gibi :) Sonuç mu? ilahi adalet, Okşayan ellerin kıymetini bilmeyen tekmeleyen ayakları öper!


Ve ve ve yalan makinalarının en büyük özelliği, doğruluk dürüstlük nutuklarıdır, ben hayatta yalan sevmem deyip doğrusu bulunmayan tipler. Tek doğru kendilerini görürler ve kişi kendinden bilirmiş misali herkesi yalancılıkla, sadakatsizlikle, dürüst olmamakla suçlarlar ama hiç dönüpte kendine yaşadığı hayata bakmazlar, kendi yalanlarına insanları inandırmanın gurundadırlar.. Bu tip insanlarla asla karşılaşmamız selam bile vermemeniz dileğiyle, çünkü en büyük günahları masumlaştırıp sevap diye yuttururlar ve oldukça midesi mezhebi geniş varlıklardır... Bizden uzak istedikleri cehenneme yakın olsunlar...

√ KIRMIZI √