14 Ağustos 2012 Salı

İç dökme & nadas

Şimdi okuyacaklarınız "My Brightest Diamond" şarkıları eşliğinde yazılmış mini bir 'iç dökme & nadas' yazısıdır.. En başta Kadir Geceniz mübarek olsun, dualarımızın kabul olup günahlarımızın affolması ve daha güzel bir dünya ümidiyle..

9 Ağustos 2012 Perşembe

...

Düşünmekten kaçıyorum uzun zamandır, saklıyorum yüzümü. Gözlerimde bir acı var görmek istemiyorum, aynalara göstermiyorum yüzümü. Nedir bu kadar karanlık olan? Dile gelmeyen bir türlü. Yalnızlık mı ölüm mü? Neyin yası bu sürüp duran?
Hareketlerim yavaş, sanki her kasım ayrı bir acı çekiyor. Şehir hareketsiz. Fırtınanın kopmasını bekliyor sabırla. Bu şehir artık etkilemiyor beni. Sokaklar insanlarla dolu. Ama tanımıyorum hiçbirini. Bana öyle uzaklar. Köşe başında bir tanıdığı görmekten korkar gibiyim. Ama eski bir dosta sarılmanın özlemi var içimde.
İnsanlara bakıyorum, pürüzsüzler,güzeller, umursamazlar..Korkuyorum biri yaralarıma dokunacak. Karanlıkta beni bulacak.Kimseye göstermiyorum yüzümü. Ağlamak istiyorum,ağlayamıyorum.niye başım dönüyor?
Uyumak istiyorum...
Ve rüyamda bir dünya görmek..
Yalnızca bana ait..

(birikinti'den)


8 Ağustos 2012 Çarşamba

İnsanlıktan afaroz


 Sonları düşünerek yazıyorum, yarım kalmış hayatlar umurumda değil ya da aciz acınacak insanlar, hayatın hiçliğinde ben de onlardan biriyim belki, ya da daha üstünüm diyemeyeceğim ne de olsa yok oluşumun yıldönümündeyim hiç varolmayı istemeden orada kalmaya devam ederek... Artık acımıyorum kimseye ve üzülmüyorum yaşanılanlara. Ucuz cümleler duymaya, kaybeden insanlarla sohbetlere alıştım, en büyük kaybeden ben kazanan insanları arıyor gözlerim artık ve kazanmanın mübah olmayan yollarına gidiyor zihnim.. Hayata tutunuyorum hala ama artık ne iyi taraftayım ne de iyi olma çabasında, kötülükse her daim kazanan ve mutlu olmayı başaran ben, neden hep kötüklerle sevgiliyim en sonunda...

7 Ağustos 2012 Salı

hâlâ saflığımdan gol yiyorum

Ben hâlâ saflığımdan gol yiyorum ya ona yanıyorum. Ben bu hayatta çok çelme yedim Ahmet, hem de en sevdiklerimden lan. Sıradan insanlar değil yani. Hani dönüp de böyle "Napıyosun lan sen napıyosun lan sen!" diyemeyeceğim kıyamayacağım insanlardı kardeşim. Ben bazen böyle kör olacak kadar çok seviyorum napim. Göremiyorum ki hiçbir şeyi. Karşımdaki canavarlar gözüme o kadar sevimli gözüküyorlar ki kardeşim. Sen onlara bir de benim gözümden baksan..
Oğlum ben geçen seneye kadar dünyada gerçekten kötü bir insan olabileceğine inanmazdım ya. Yemin ediyorum bak. Ama işte gözümle gördüm, ikna oldum. Sen şahitsin. İnsan işte gerçekten kötü olabiliyormuş kardeşim. Sebep sonuç ilişkisi aramana gerek yok Ahmet. Olabiliyormuş. Aga, canımızı yakarlar kardeşim kendine dikkat et bak. Bunu yaparken de o kadar büyük zevk alırlar ki var ya. Sen ben dönüp orta hakeme bakmayız bile. Niye biliyor musun? Çünkü bizim için o apaçık penaltıdır. Ama onlar oynamaya devam ederler işte.

Sen tevazu yaparsın, onlar gerçek zannederler. Sen, aman efendiliğimi bozmayayım onca yaşanmışlık var dersin, onlar pısıyorsun zannederler. Dedim ya kardeşim onlar için bu sadece bir oyun ya. Ama senin benim için öyle değil ki oğlum ya. Bu bizim hayatımız bu bizim gerçeğimiz lan. Haliyle işte ben de herkese karşı önyargılıyım kardeşim gitti bitti işte oğlum. Etrafımda 3-5 tane adam kaldınız lan ben de o yüzden size sıkı sıkıya sarılıyorum işte. Kardeşim gözünü seveyim bak kendine dikkat et Ahmet sen benim için çok değerlisin ya yemin ediyorum bak. Kardeşim diyorum oğlum daha ne diyeyim amına koyayım..

3 Ağustos 2012 Cuma

Doğrusu, kendimi sorunlarla oynaşan, sonra da kolayca yorulup sıcak bi hayal şehrin ana kalorifer kazanının yanına uzanıp uyuyan tembel ve hantal bir kediye benzetiyorum. Dr bir koridorun ebruli karanlığında, aslında olmayan, var olmadığını çok iyi bildiğim dört ayaklı bir ciğeri kovalayacağım..
(Küçük İskender)

Calogore/Danser Encore (Çoban Yıldızı)
video