21 Haziran 2012 Perşembe

Mim zımbırtısı

Mart ayından bu yana buralardayım ve blog konusunda uyuz olduğum tek şey "mim zımbırtısı". Çok gereksiz birşey bence ama arada denk geldiğim bazı ahalinin bu mimlemek ve mimlenmek konusundaki hevesini ve ego fırtınasını anlamadım hala.
- canikom mimlendinnnnnn.
- ay böbeğim teşekkürler utandırdın benii şekerimm..  diyen acayip insanlar topluluğu.. (hepsi değil elbette!)

Sevgili Deeptone, sanırım 4-5 kez izah etti bana, keza Levent'te ama cıks sarmadı bu mim muhabbeti. Deeptone'nin bir dene demesi üzerine. Kuulumsu'nun blogtan arakladığım, Kuulumsu Kadın, Cherry, Beyza, Deeptone'nin oluşturduğu mim şeysi.. Umarım gene ağzıma yüzüme bulaştırmam, değilse Deep embesil olduğumu düşünecek :) ben düşünürdüm valla :)

                             1. Kendini seviyor musun?

Bazen evet bazen hayır. Hem kendime hayran, hemde kendimle çok kavgalı biriyim. Terazilerin tipik özelliği hak adalet takıntısı, kararsızlık ve sıkılganlık. Doğru karar veremediysem tercihim bana zarar verdiyse, heleki başkalarına haksızlık yaptıysam off kendi kendimi itin götüne sokarım. Hem kendimi hem insanları eleştirmekte çok acımasızlaşabiliyorum.. Kendimi bildim bileli genelde bana denilen şey; Sevdiklerine bu kadar gözü kapalı güvenme ve onlara gösterdiğin ilginin alakanın anlayışın sevginin saygının yarısını kendine göster duy.. (farkındaydım ama gözüm yeni yeni açılıyor, hep haklıydıar)

                         2.Yapmaktan hoşlandığın şeyler nelerdir?

Susmak, hayal kurmak, insanları uzaktan seyredip gözlemlemek.. Müzik eşliğinde boş boş tavanı izleyerek planlar yapmak.. Müziksiz bir hayat düşünemiyorum, 24 saatin 18 saati ayaktaysam rahat 13 saat o müzik hiç kapanmaz. Yalnızlığı ve sessizliği seviyorum, kalabalığa ve boş gevezeliklere katlanamıyorum. Beni sevseler bile gereksiz kalabalık yapan baş ağrıtan insanları sevmiyorum, gereksiz gürültüdense kendi yalnızlığımın sesini dinlemek daha huzurlu. Arada bana cinnet geçirtsede, evdeki gürültü bakanı, hiperaktif zeka küpü kızımla boğuşmayı onunla beyin fırtınası yapmasını seviyorum.
Facebookta sayfa ahalisiyle laflamayı orada vakit geçirmeyi seviyorum. Bu aralar Simone de Beauvoir'e ve kitaplarına sardım. Müzik aşığıyım demiştim, cd koleksiyonum var arşiv yapmayı seviyorum, sevdiğim müzik türlerinden oluşan 1500'ü aşkın cd.. Sıkıcı asosyal ve antihümanistim ben ya bu sorudaa çeşit çok olmaz.. (şimdilik aklıma gelen bunlar)

                              3. Hedeflerin nelerdir?

Yapmak istediklerimin çoğunu yaptım, ya şanslıydım ya da ne istediğini bilen tuttuğunu koparan hırslı, sabırlı inatçı bir tiptim ondan. Doğum sonrası kısır döngüye girdim haliyle ama geri kalanlar içinde uğraşıyorum, eskiye oranla kendimle alakalı hedefim pek yok. 

Bundan sonraki hayalim hedefim kızım üzerine hep, kısmetse onu çok parlak bir gelecek bekliyor. 27 eylülde 3 olacak inanılmaz zeki bir çocuk, 2 yaşına girmeden 10'a kadar saymayı öğrenen, oyun hamurundan bana yemekler yapan. Sürüyerek sandalye getirip yetişemediği için birde bez paketini koyup tüm kapı kilidini sürgüsünü açıp parka kaçan. Zeka testlerinde yaşıtlarına fark atan, eşim açım dediğinde annecim kocana yemek versene diyen çakal böcek :)
Onunla ilgili en yakın planım 4 yaşına girdiğinde, gitar dersi ve başta İngilizceyi anadili gibi konuşabilmesi için yabancı dil eğitimi verdirmek..

                              4. Kendini bir cümleyle anlatabilir misin?

Tanımsızım, yani bunu bana değil çevremdeki insanlara sormak daha doğru olur, insan kendini ne kadar doğru objektif anlatabilir tanımlayabilirki.. Hakkımda bölümünde yazdıklarımın dışında, başkaları ekleme yapsın derim..

                                  5. Nefret ettiğin şeyler nelerdir?

 Benim gibi antihümanist agresif biri için banko soru, yaz yaz bitmez :) Dünya üzerindeki tüm siyasetçilerden nefret ediyorum, onların o soktuğum egosu petrol para hırsı kendi çıkarları için aldıkları kararlar yüzünden bu dünya bu kadar boktan. Çocuk istismarcıları, çocuklarına eşine şiddet uygulayan tacizci tecavüzcü irkek müsveddelerinden ve sözde annelerden nefret ediyorum. İkizler burcundan nefret ediyorum. Narsist, gösteriş budalası yüze başka ardından başka oyuncu yalancı tiplerden nefret ediyorum. Aptal yapışkan laftan anlamaz asalak tiplerden nefret ediyorum. Kalabalıktan geveze insanlardan ve anlayışsız hep banacı hiplerden.
Adımın yanına sarı kelimesinin gelmesinden, arabeskten heleki arabesk rapten iğreniyorum. Necip Fazıl ve şiirlerinden, Türk dizilerinden. Sigara dumanından, Vodka hariç tüm alkol türlerinden ve kokularından, pembe renkten nefret ediyorum. Zor uyayabilen ve uyanınca geri uyuyamayan biri olarak yok yere uyandırılmaktan, bekletilmekten ve yanlış anlaşılmaktan nefret ediyorum.. (şimdilik aklıma gelenler)


                 6. Favori şarkıların, filmlerin, kitapların nelerdir?

Ooo sayfalarca yazmam gerekir buna, saat sabahın 4'ü çok birşey gelmez aklıma ama buna sonra ekleme yapacağım. tür olarak yazayım
Filmler; Psikolojik, gizem, suç.
Kitaplar; Psikolojik gizem suç ve deneme türü kitaplar.  Umay Umay kadar kalemi ruhuma dokunan kimse olmadı. Bu aralar Sherlock Holmes serileri, Simone de Beauvoir'e ve kitaplarına sardım.
Müzisyenler; Şebnem Ferah, Cem Adrian, Jehan Barbur, Zakkum, Umay Umay.. Portishead, Trespassers William, Adele, Ane Brun, CocoRosie, 2:45 .. Senfonik metal, sözsüz alternatif müzikler..

                        7. İlham aldığın kişiler kimlerdir?

Imm 3-4 isim var ama içlerinden, kuşkusuz Betül Mardin. Kendisi 86 yaşında bir iş kadınıdır, Halkla İlişkilerin üstadı olarak kabul edilir. Beynine hayran olduğum 2-3 isimden biridir, mükemmel bir insandır. İş hayatına 40 yaşından sonra atılmış biridir, "lise mezunudur" ama üniversitelerde uzman olarak ders vermiştirdir. Uluslararası Halkla ilişkiler Derneğinin başkanlığını yapmış, örnek alınası başarı abidesidir..  Aynı zamanda 15 Grammy'si olan müzik yapımcısı rahmetli Arif Mardin'în ablası. Tiyatro üstadı Haldun Dormen'in eski eşi. Gazeteci Ayşe Arman'ın da kayınvalidesidir. Betül Mardin benim hayatımda dönüm noktası olan harika biridir, hiç bir yerde yazmayan ama Okan Bayülgen'in eskiden Ntv'deki programında sonrasında Cüneyt Özdemir'in programında hayatını yaptıklarını yaşadıklarını duyduktan sonra, ağzımıaçıkta bırakan inanılmaz yaşam öyküyle kıskandığım, hayran kaldığım ayakta alkışlanacak bir örnektir..

Sonraa o eşsiz sesleriyle beni besleyen ruhumun 2 terapisti tapılası varlıklar; Şebnem Ferah ve Jehan Barbur .. Kızımın isim annesi olan Şebnem Ferah gibi içten gülebilmeyi, Jehan Barbur gibi huzur veren harika bir ses tonuyla kızıma masal anlatmayı çok isterdim.. Güzel yürekleri güzel beyinleriyle neler yazıp söylüyorlar bizi dağlıyorlar..

Ve tabiki Umay Umay, Kırmızının iltifat kadar yakıştığı, bana kırmızıyı sevdiren tapılası kadın ruhumun yansıyan ışığı. Kitap çıkarsın, radyoda ya da tv de program yapsın, yapsın bişeyler yazdıklarıyla öldürsede varlığıyla oksijen gibi geliyor..


                      8. Death Note'u sen bulsaydın ne yapardın?

Güzel animem Death Note ve L   neysem hiç düşünmeden aklıma gelen 3 şeyi yazardım geberip gitmeleri için..
Dünya üzerindeki tüm siyasetçiler, özellikle çocuk istismarcıları ve masum insaanları özellikle çocukları katleden herkes..


            Sorular bitti ee nolacak şimdi? Deeptone, Kuulumsu yetiş   :)

12 yorum:

  1. Kayıtlı olmayan okuyucular yorum yapabilmek için, yorumlama biçiminden "Anonim"i seçerek yorum yapabilir..

    YanıtlaSil
  2. ahahahaha hala gülüyoruuum! :))

    yaa gitmişsin bide eskilerden mim yazısını bulmuşsun ya :) en son ben seni "takıntılar" miminde mimlemiştim onu yapmışsındır diye düşünmüştüm ben :)

    şimdi öncelikle yapmaktan hoşlandığın şeyler kısmında evet evet evet evet! diye okuduğumu belirtmek istiyorum! evet! :)

    kızına maşallah demek istiyorum herkesin de demesini rica ediyorum :)
    "Onunla ilgili en yakın planım 4 yaşına girdiğinde, gitar dersi ve başta İngilizceyi anadili gibi konuşabilmesi için yabancı dil eğitimi verdirmek.." ve buna waow diyorum. ve "annecim kocana yemek versene" derken onu yemek istiyorum :)

    şimdi efenim yetişebilirim artık imdadına.
    bu mim şeylerinde şöyle oluyor, şimdi bunu yazdın ya en sonuna kimlerin bu yazıyı yazmasını istiyosan, kimlerin cevaplarını merak ediyosan onların isimlerini yazıp bu mimi ona paslamış oluyosun. böylece onlarda bu yazıyı yazıyolar. lakin şimdi bu mim çok eski olduğundan sanırım herkes bu mimi cevapladı, yani mimlenicek isim kalmadı :)

    şöyle de bişey yapabilirsin eğer istersen, yani bi'zaman. mesela ben mutluluk mimi yapmıştım kendim. yani kendim mim uydurmuştum. beni mutlu eden edicek şeyleri yazdım. sonra merak ettim insanlar neyden mutlu oluyolar diye bu yazı mim yazısı olsun konusu mutluluk olsun dedim, yazımın sonunda istediğim kişileri mimledim, onlar da yazdılar. yani bi'konu hakkında yazıp onu mim ilan edip istediğin kişileri de mimleyebilirsin.

    aay anlatabildim mi ki ya? :)))

    YanıtlaSil
  3. Senin blogta dolanırken sağdaki listede Mim başlığını görünce dikkatimi çekti Deeptone'nin önceki haftalarda bir dene demesini hatırladım uyku tutmayınca yapayım dedim. Bende baya güldüm halime, bunu yazarken bir görecektin "lan gene yanlış birşey yapıpta rezil olma salak bi mimi beceremedi derler" diye nasıl içim içimi yedi :) Hoşlanmadığım şeyleri dışlamakta kabullenmemekte üstüme yoktur..

    Deep hariç, sana yorum yapanları tanımadığım için bende takip ettiklerime yazarım olmasazsa ordan yırtarım belkim :)Takıntı mevzusu benim için ayrı bir takıntıdır :) En sona isim yazmak dışında yapabilmişim genede. Bakalım ikinci denemede tam yaparım sanırım..

    O küçük böcekten darısı başına diyorum. Yalnız sen mi onu yersin, yoksa o mu seni yer bilemem. Heleki sarışınsan off yapışır kene gibi :) Fazla mükemmeliyetçiyim sanırım onunda en iyiyi olmasını istiyorum bazen bencilce davrandığımı düşünsemde, hepimiz için hayırlısı ve gönlümüzce olsun diyelim..

    Ve anlattın elbetteki, yorum ve varlığın için teşekkürler ;)

    YanıtlaSil
  4. olmuş işte. allam mim egosu diye bişi yok. hevesi de yok. bizden önce blogçuluk yapan arkadaşlar böle bi hoşluk çıkarmış. devam ediyor. mimlemek, blogçuları birbirine yaklaştırıyor. bir de yazacak şey bulamayanlara mim yazıları iyi geliyor. bir de mim sayesinde kendilerini tanıtan arkadaşlar var. mimler benim ilgimi hiç çekmez. kendim hiç mim çıkarmadım. ama beni hep mimlerler. mimleyince yaparım. sona da başkalarına yollarım. sen de öle yaparsın. mimlersin ve mimlediklerine gider haber verirsin. ben genelde yeni blogçuları mimlerim ki, onlar tanınsın. çünkü mimleyince bir şekilde o bloga gider okurlar. bir de yeni açan arkadaşları mimlerim ki sevinsinler. ilk defa mimlediğim tonla insan var. çok sevinir blogçular mimlenince. çünkü herkes fark edilmek ister bloglarda. kendi kendine yazan bir dolu insan var. ama hepsi fark edilmek ister. yani mimler, bir blogdaki hayatı fark edebilmemiz için bir yol.
    :)

    YanıtlaSil
  5. bi de bilokunu biraz sevsen.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. haklısın :) bu aralar sevdiğim şeylerin sayısı çok az, buraya yazacak birşeylerim yoktu, pek bakmadım bende..

      Sil
  6. merhaba;) blogunuzun üyesiyim, bende bloguma beklerim şimdiden teşekkürler,sevgiler..

    http://www.bensukaya.blogspot.com/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. merhabalar hoşgelmişsiniz, teşekkürler. katıldım sayfanıza..

      Sil
  7. ya kırmızıcım sen amma taktın bu mim şeyine :) bende anlamadım ki sana anlatayım :)burayı facebooka benzetmekten öte bir şey değil inan.alınan alınsın.bak bir de yukarıdaki gibi mesajlar alırsın(arkadaşı tenzih ederek)bir kere yorum yazıp altına sayfalarının linkini verirler ve bir daha uğramazlar.amann neyse iştee bende pek anlar gibi :)) burada kankalık,beğen, etiketle falan olmaz,herkes derdini yazar okuyan okur diye gelmiştim.herkeste izleyici sayısını çoğaltma ve okunma kaygısı var.saygı duyuyorum ama anlamıyorum.kendime yazıyorum,isteyen okusun isteyen okumasın..neyse ya :) sende bırak şu mim şeylerini artık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok takılmıyorum aslında takip edilip edilmeme durumuna,
      facebookta 21 binden fazla takipçim var oradada sıkça dile getirdiğim beğenmeyen gider, dediğin gibi isteyen okusun isteen okumasın :)
      Yaz mevsiminden nefret ediyorum, hayatımın en sıkıcı, en kısır en keyifsiz geçen zamanları. Buraya yazacak birşey bulamıorum onu belirttim sadece, değilse okunmuş okunmamış takip var mı yok mu purt..
      Mime gelince onuda umursamıyorum sadece Deeptone'ye yapacağımın sözünü vermiştim yarım yamalakta olsa yapmış oldum :) Bu aralar hiç birşeyin tadı tuzu yok, bitsin şu yaz :)

      Sil
    2. evet facedeki sayından haberim var,bende onlardan biriyim :)Zaten bırak şu mim şeyini derken,seni başkaca şeyler yazman için fişneklemeye çalışıyordum :)ama haklısın yazdan dolayı ne okuyasım ne yazasım var.beğene tıklamaya bile üşeniyorum facede :)

      Sil
  8. benden de nefret edermiydin eğer öyleyse gelip senden helallik almak için ne istiyorsan yapardım halbuki. set By Fuk-Fuk (caniçin)

    YanıtlaSil